ABD’de bir süredir ikinci dip endişeleri ve pahalı yen
kaygılarıyla devam eden satışların ardından piyasaların süper kahramanı Asya oldu.
Sıla ÖZÇELİK / REFERANS GAZETESİ
Çin’den gelen ve sanayi üretimine işaret eden PMI verisi ile Avustralya ekonomisinin son 3 yılın en hızlı büyümesini kaydettiğine ilişkin haberler piyasalara can verdi. Çin’de PMI endeksi ağustos ayında da 51.7 puana yükselerek son dört ay içindeki ilk yükselişini kaydetti.
Böylece batılı ekonomilerin aksine küresel ekonominin yeni motoru olarak görülen Çin’de ciddi bir düzeltmenin yaşanmayacağı algısı oluştu. ABD ekonomisi ve Japon Yeni’ne ilişkin kaygılarla önceki gün kan kaybeden küresel piyasalar ise yüzde 2′ye yakın yükseldi. Önceki gün 16 ayın en düşük seviyesine gerileyen Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9 yükseldi. Pahalı yene beklenen müdahalenin henüz gelmemiş olmasının Japon ihracatını olumsuz etkileyeceği kaygısı ise alımların sınırlı kalmasına neden oldu.
Avustralya’nın S&P/ASX 200 endeksi ise yüzde 1,9 fırladı. İçeride ise referandum fiyatlamasına geçen borsalar evete yüksek ihtimal tanıdığı için İMKB yüzde 0,1 civarında yükseldi. Endeks günü 712 puanlık yükselişle 60 bin 685 puandan tamamladı. Hisse senetlerinin değer artışı ortalama yüzde 1,19 oldu.
Üstelik Avrupa’da kötü gelen PMI verisi bile küresel piyasaların moralini bozmadı. Euro Bölgesi PMI rakamına göre ağustos ayında bölgede sanayi üretimi son 7 ayın en düşük seviyesine geriledi. Yani Euro Bölgesi ikinci çeyrekte son 4 yılın en hızlı büyümesini kaydetmesine rağmen ne istihdamda ne de üretimde bir arpa boyu yol alamadı. Buna rağmen Avrupa borsaları da yüzde 2′ye yakın yükseldi.
Avrupa krizi İrlanda ile yeniden hortlayabilir
Ağustos ayını adeta kan revan içinde geçiren küresel piyasalar için asıl zorlu yarış bu ay başlıyor. Piyasalar tarafından yılın en zalim ayı olarak değerlendirilen Eylül ayı geldi çattı. Uzmanlara göre bu ay piyasalarda Ağustos’takinden bile sert satışlar yaşanabilir. Son 110 yıl boyunca Ağustos ayı ne zaman kötü geçse ya da ilk 8 ay boyunca kan kaybı yaşansa Eylül ayı da düşüşlerle geçti. Bu ayda ortalama kayıp yüzde 2,7 oldu. Geçmiş 90 yıl boyunca da eylül ayı getiri anlamında yılın en iyi 9′uncu ayı olmaktan öteye gidemedi. 1896′dan bu yana Dow Jones endeksi her eylül ayında ortalama yüzde 1,15 kan kaybetti.
Eylül ayının kötü şöhretini güçlendirmesi için bu ay fazlasıyla malzeme olacak. FED’in gevşeme yönünde ne kadar hızlı davranacağı, BoJ’un dolaylı gevşeme adımları ile değil de pahalı yene doğrudan müdahale edip etmeyeceği Eylül ayının handikapları arasında. Üstelik bu ay piyasalar için yeni bir belirsizlik olarak İrlandalı bankaların 25 milyar dolarlık borç ödemesi devreye girecek. Ödemeler başarısız olursa bir süredir arka plana atılan Avrupa borç krizi yeniden hortlayabilir. Üstelik küresel piyasaların gösterge endeksi Dow Jones da Eylül ayına sene başından bu yana gördüğü en büyük kayıpla giriyor.
Yarın açıklanacak istihdam verisi FED’in hızını belirler
İlk olarak ABD’de merkez bankasının ekonomiye kan vermek adına kriz döneminde başladığı ve son olarak Ağustos ayında devam kararı verdiği tahvil alım programını biraz daha genişletmesi gerekecek. Ancak son olarak önceki gün açıklanan ABD Merkez Bankası (FED) tutanaklarında Başkan Ben Bernanke’nin durum iyice kötüleşinceye kadar kemerleri fazla gevşetmeyeceği ortaya çıktı.
Tutanakta ABD ekonomisinde kademeli bir bozulma görülürse itfası gelen mortgage tahvillerinden elde edilen kaynakla uzun vadeki hazine tahvili alımlarına gidileceğine vurgu yapıldı. Oysaki piyasalar bu konuda FED’den daha çabuk bir hamle bekliyor. Bu nedenle FED’in bu ay içinde tahvil programını büyütmemesi piyasalar tarafından olumsuz algılanabilir, yeni sert satışlar yaşanabilir. FED’i beklenenden önce bir adım atmaya itecek olan en önemli gösterge ise yarın açıklanacak olan istihdam verisi olacak.
İşsizlik oranının yüzde 9,5′ten yüzde 9,6′y çıkması tahmin ediliyor. Veri beklenenden kötü gelirse FED’in bu ay içinde yeni tahvil alımlarına gidebilir. Ayrıca bu ay S&P’den not darbesi yiyen İrlanda’nın bankaları da eylül ayında 25 milyar doların üzerinde borç ödemesi gerçekleştirecek. İrlanda bankalarının ödeme konusundaki başarısı ise Euro Bölgesi’ne ilişkin şimdilik dinmiş olan kaygıları yeniden alevlendirebilir. Japonya’da ise merkezin yene müdahale etmekte gecikmesi satışları hızlandırır.